2 Nisan 2015 Perşembe

Arapça Kuran ve Ezan'ın yasaklanması - 8

Savcıya verilen bir ihbarname şöyle; "Dün öğle namazında camiye gittim, müftü camide idi, müezzin Türkçe
kameti getirdikten sonra müftü namaza başlamadı, dikkat ettim dudakları kıpırdıyor, Arapça kamet
getiriyordu."
Savcı, bunun üzerine takibata başlamıştır.[1]
Bu ve benzer tüm yaptırımlara karşın, yasağın çiğnenmesi devam etmiş, özellikle güvenlik güçlerinin
ulaşmakta zorluk çektiği yerlerde Arapça ezan okunmaya devam etmiştir. Örneğin 1945 yılında doğu illerinde
teftiş yapan bir polis müfettişi, Bingöl'de köylerde hâlâ Arapça ezan okunmaya devam edildiğini
söylemektedir.[2]
Benzer bir durum, dönemin bir tanığı tarafından "Köyde eski Türkçe [Arapça] ezan okurlardı. Böyle
Allahüekber, Allahüekber... Eski Türkçe ezan okumak yasaktı o zamanlar. Ezan zamanı, candarmalar gelirdi,
ki bakalım bunlar nasıl okuyorlar ezanı diye. Candarmaları gördükleri zaman bizimkiler yeni ezanları
okurlardı, `Tanrı uludur, Tanrı uludur´ diye"[3] şeklinde dile getirilmektedir.
Bunların halkımıza yaptıkları zulüm saymakla bitmez.
**********
Devam edecek inşaallah...

KAYNAKLAR [1] Hürriyet Gazetesi, Ezan 18 yıl Türkçe okundu, 16 Haziran 2000. [2] Emniyet Genel Müdürlüğü Arşivleri (EGMA), Dosya 11215–1, Kardeks 56857; Emniyet Polis Müfettişi Ziya Oral tarafından Dâhiliye Vekâletine (İçişleri Bakanlığına) gönderilen 8.5.1945 tarih ve 231 sayılı yazı. [3] Milliyet-Pazar, Tarihe Bin Canlı Tanık, "Taş taşa değmeyince duvar olmaz", İçimizden Biri Ahmet Kaya, 10 Ağustos 2004.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder