Bismill âhirrahmânirrahîm
Yâ Rabbî, sana kibriyâna ve ululuğuna lâyık hamd ederim. Asfiyânın hülâsâsı ve Peygamberlerinin
sonuncusu Muhammed Mustafâya, Onun bütün Ehl-i Beytine ve Eshâbına salât-ü selâm ederim.
En'am Suresi
153 - "Şüphesiz ki işte bu, benim dosdoğru yolumdur. Buna uyun. (Başka) yollara uymayın. Çünkü O yollar
sizi Onun (Allah'ın) yolundan ayırır. İşte sakınmanız için (Allah) size bunları vasiyet (emr) etti."GIRIŞ...
Bu çalışmada yer alan konular, Facebook'ta "Muhteşem 15 yıl", "Şeriat-ı Muhammediye", "Anti CHP Arşivi"
ve "Tarih ve Din Araştırmaları Merkezi" isimli sayfalarımda paylaştığım konulardan ibarettir. Sonuna "Alıntı"
yazmadığım konuların neredeyse tamamı meşakkatli araştırmalarımın ürünüdür. Dolayısıyla "Atatürk
olmasaydı" gibi iki kelimeyle davasını savunanların ortaya attıklarıyla kabili kıyas değildir. Eğer M. Kemal
sayesinde kurtarılanlar varsa, bunlar; Kur'an nizâmından M. Kemal eliyle kurtarılan şeytanî - siyonist nizâmın
kurucularıdır. Dünyanın haline bir bakın; her yerde müslümanlar eziliyor. Bunun temelini kim attı
sanıyorsunuz? Başımızda bir Halife olsa böyle mi olurdu?
"Efendim, müslümanlar eziliyor ama Atatürk olmasaydı ibadetimizi bile yapamazdık" diyenlerin dünyadan
haberleri olmadığına hükmetmek lazım gelir. Zira işgal yıllarında dahi müslümanların ezanına, namazına,
kitabına, giyimine-kuşamına karışılmamıştır. Eğer işgal kuvvetleri M. Kemal'in yaptıklarının onda birini
yapsalardı, bu argümanı öne sürenler dahil, herkesin karşı çıkacağından, en azından buğz edeceğinden
adım gibi eminim. Keşke ibadetlerimizi yapamasaydık da şuurumuzu kaybetmemiş olsaydık. Çünkü zihnî
işgal, fiilî işgalden daha tehlikelidir. Bu yüzden kolumuza zincir, ayağımıza pranga vurmadılar da başımıza
şapka geçirdiler. Bizi "fiilen" değil, "zihnen" işgal ettiklerinin sembolüdür bu. Ibadetten zorla men ettikleri
takdirde ters tepeceğinin farkındaydılar. Eğer zorla olsaydı, biz; "esir" olduğumuzun "bilincinde" olacak ve
dinimize daha çok sarılacaktık. Lakin şimdi, "kurtulduk zannıyla", "dost" (!) Batı'nın verdiği bütün
ahlaksızlıkları; "bizden sanılan" ve bizi "kurtardı" denilen adamın eliyle aldık ve böylece dinî hislerimiz
zayıfladı. Bunun neticesinde (bedenen) "hür" olduğumuz halde; "zihniyetimiz değişti" ve artık ibadet
"etmiyoruz". Bunun yerine Batı çalıyor ve biz bir çingene ayısı misali zihnimize ne empoze edilirse onu
oynuyoruz, zira zihnimiz işgal altında. Bazıları ise çalmadan oynuyor, çünkü onlar zaten o zihniyetteydiler.
Ancak isimleri Mustafa, Kemal, Türkan, Reha, Uğur, Ismet, Şemsi Efendi olduğu için "bizden" olduklarını
zannediyorduk ve maalesef hala zannedenler var. Yine "bizden sanılanın" eliyle Ezan'dan "Allah" isminin
çıkarılması bu zihin işgalinin bir tezahürüdür. Bunu gördüklerinden dolayı karşı çıkan din kardeşlerimiz
asılmıştır. "En büyük cehalet, cahil olduğunu bilmemektir" derler, fakat ben bunu değiştiriyorum ve; "En büyük
esaret, esir olduğunu bilmemekektir" diyorum.
Binaenaleyh, bizi kurtardı denilenler müslümanların her şeyine karışmışlardır. "Ne var canım bunda, ha Allah,
ha Tanrı" diyenler, meseleyi ya kavrayamadıklarından yada kasten söylüyorlardır. Halbuki "Tanrı" asla "Allah"
isminin karşılığı değildir. (Haşa) karşılığı olsa dahi, adı "Süleyman" olan babanıza "Solomon", veya adı
"Hasan" olan oğlunuza "Hans" denmesine gönlünüz razı olur mu? Veya "Kalpakcı" olan soy isminize
"Kalpakcıyan" denmesine? Babanız ve oğlunuz sizi yaratandan daha mı kutsal? Yahudiye Solomon denir,
müslümana değil !! Islam'da yaratıcımıza "Allah" denir, Tanrı değil !!
Öte yandan, şu anda biraz düşünce özgürlüğü varsa, bu asla M. Kemal sayesinde değildir. M. Kemal'in
yönetimi tam bir diktatörlüktü. Çok partili hayata M. Kemal'in ölümünden yıllar sonra, o da Batı'nın
zorlamasıyla, geçildi. Yunanistan, Batı Trakya'daki müslüman azınlığa kişilerle ilgili hükümlerde "Islam
Hukuku" (Şeriat) yani Allahu Teala'nın emirleri ile hükmetme hakkı tanırken, M. Kemal; ülkede çoğunluğu
oluşturan müslümanlara bu hakkı vermemiştir. Bugün Ingiltere'de bu hak (zihin işgali amacıyla da olsa)
müslümanlara verilmektedir. "Beğenmiyorsan Iran'a git" diyen "sözde" demokratlar, eğer gerçekten
demokrasiye iman etmişlerse, o halde çoğunluğu oluşturan müslümanların; "kitabı Kur'an" ile yönetilmeyi
yasaklamamalı ve talep edenleri de kovmamalıdır. Eğer illa laiklik isteyen varsa, laikliğin anavatanı Fransa'ya
gidebilir.
Düşünebiliyor musunuz, bu ülkede, "Ben Allahu Teala'nın Kur'an'da/Sünnet'te emrettiği kanunlar ile
yönetilmek istiyorum" demek suçtur. Bir müslüman nasıl müslümanların kitabı ile yönetilmek istemez
anlamakta zorlanıyorum. Böyleleri Aziz Nesin'in ifade ettiği gibi, ya ahmaktır ya da sahtekar.
Facebook'ta faaliyette bulunduğum müddet zarfında yaptığım paylaşımlara tepki gösteren, hatta ağza
alınmayacak küfürler eden yüzlerce kemaliste rastladım. Bazılarının evvela müslümanmış gibi yorum
yaptığına ancak daha sonra müslüman olmadığını itiraf ettiğine hayretle şahit oldum. Bunlar genelde dinsiz
veya sabatayisttir, yani aslen yahudi olduğu halde müslüman gibi görünenlerdir... Zaten laikliğin en hararetli
savunuculuğunu bu kesim yapmaktadır... Bilgisiz müslümanları Islam hukukuna düşman eden bunlardır.
Neredeyse hepsi "Atatürk olmasaydı" diye başlayan cümleler kuruyor... Üstelik bunlar koskoca üniversite
talebeleri... Türkiye'nin neden geri kaldığını artık daha iyi anlayabiliyorum. Ingiltere kralının M. Kemal'in elini
öptüğüne inanan birisinden memlekete ne hayr gelir? Veya, "kullandığın parada Atatürk'ün resmi var" diyen
bir üniversiteli gencin millete ne faydası dokunabilir? Yani parada resmi olan birisi, Allahu Teala'nın emirlerine
karşı gelmeye ve milleti de buna zorlamaya hak mı kazanmış oluyor? Bir insanın "iyi" olup olmamasının
ölçüsü paradaki resmi midir? O halde bu söze muhatap olanın; "Iyi ya, ATA'nı bozdurup bozdurupharcıyorum" demesi galip geldiğini mi gösterir? Neyse sözü fazla uzatmayayım.
Allah rızası için yaptığımız bu çalışma hakkında kısaca malumat vereyim...
Yazıyı "Word"da yazıyorum ve "PDF"ye dönüştüreceğim, bu yüzden satır araları vs. düzensiz olabilir.
Facebook'ta, okunmasını sağlamak amacıyla bazı konuları parça parça, yazı dizisi halinde paylaşmıştık.
Burada da aynı şekildedir. Ayrıca paylaşımlarımız bir sene evvel başlayıp bugüne kadar devam ettigi için
konular arasında üslup farkı olabilir... "Içindekiler"e (Konu başlıkları listesine) sayfa numarası yazmadım.
Çünkü klavyenizde "CTRL" + "F" tuşuna basarsanız sağ üst köşede ufacık bir arama penceresi açılır (benim
programda sağ üst köşede, başka programlarda farklı yerde olabilir). Oraya aramak istediğiniz kelimeyi yazın
ve ENTER'e basın. Aradığınız kelime önünüze çıkacaktır.
Bu çalışmamızda M. Kemal'in "neye" inandığını, dini nasıl kullandığını, dinimize ettiği hakaretleri,
müslümanlara yaptığı zulümleri, milleti ve halifeyi nasıl aldattığını, kimlerle işbirliği yaptığını, insanları nasıl
asıp kestiğini, topraklarımızı nasıl peşkeş çektiğini, müslüman kardeşlerimize nasıl ihanet ettiğini, fikirlere
nasıl pranga vurduğunu, milleti nasıl soyup soğana çevirdiğini, M. Kemal'in dediğinin aksine düşmanların
"geldikleri gibi" gitmediklerini, müslüman kardeşlerimizin nasıl yalanlarla avutulduğunu vs. vs. reddi mümkün
olmayan delillerle ortaya koyduk. Öte yandan Şeriat hükümlerinin hikmetini, Osmanlı Devleti'nin adaletini, din
adamlarımızın görüşlerini, masonların itiraflarını, Arapların bize ihanet etmediklerini, Şeyh Said'in hain
olmadığını, Kurtuluş Savaşını Vahidüddin'in (radıyallahu anh) başlattığını, vs.vs. hepsini bu çalışmamızda
bulabilirsiniz. Hatta az bile yazdık. Zira yapılan zulümleri böyle bir çalışmayla anlatmak olanaksızdır. Lakin
kalpleri iman dolu kardeşlerimiz daha geniş çapta bir çalışma yapacaktır, bundan şüphem yok... Davamıza
olan aşkımız bitmez. Her daim firavunların yakasına yapışacağız biiznillah.
Facebook sayfamıza desteğini esirgemeyen Bünyamin A., Kadir D., Hilmi Ö., Topal Ç., Ömer F. Ü., Servet
B., Şemdin Ö., Cevher O., Ömer O., Fatih O., Amer H., Yakup K., Ömer A., Abad-ı E., Izzet S., Hüseyin K.,
Ilker E., Yalçın M., Eylül N., Orhan Y., Orhan O., Gürbüz Y., Tuğba K., Hakan E., Yunus Ö., Yavuz S., Fırat
Ç., Faruk Ç., Aysel I., Duran K., Nazım N., Bilal, Mustafa Ş., Mustafa O., Malkoçoğlu A., Fatihin T., Orhan D.
ve profil resmimizi hazırlayan kardeşime ve bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Hepsinin ismini burada
zikretmek mümkün değil fakat Allahu Teala da bende onları biliyoruz.
Dualarınıza talibim... Allah ve Rasulünün ve ebeveynlerimin rızasından sonra din kardeşlerimin rızasını
dünyaya değişmem. Bu yüzden bütün dualarınızda bana da yer verirseniz, bana en güzel hediyeyi vermiş
olursunuz.
Kadir Çandarlıoğlu
24 Mart 2012
NOT: Bazı Facebook sayfa yöneticileri, internet siteleri veya blogların bizden yaptıkları alıntılarda konular
eksik çıkıyor. Bazı konularımızda okuyucunun dikkatini bir kelimeye çekmek isterken kelimeyi şu işaretlerin
arasına alıyoruz: "<< ... >>" ancak bu işaretler facebook sayfalarının "NOT"larında, sitelerde ve bloglarda
"kod" olarak programlandığından dolayı bazı cümleleri kesiyor. Böylece konu eksik çıkıyor. Alıntı yapanları
uyardığım halde maalesef hala düzeltilmiş değil ve konularımız içerik bakımından eksik yayılıyor.
Kitap ücretsizdir. Kitabı kaynak göstermek şartıyla alıntı yapılabilir.
Herkese ulaşmasını sağlamak davamıza hizmettir
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder