M. Kemal Atatürk Ahiret'e inanmıyor mu? (Söylev'den) (Felsefe yerine Kur'an-ı Kerim okusaydı, kendisi hakkında daha hayrlı olabilirdi.)
M. Kemal'i sevenler aman dikkat: "Kişi sevdiği ile haşrolunur."
Evvela konuya geçmeden önce bir izah yapmakta fayda var.
M. Kemal Atatürk'ün inancı bizi neden ilgilendiriyor, önce bunun cevabını verelim.
"Taha" Suresi'nde Alemlerin Rabbi şöyle buyuruyor:
16 - "Sakın kıyamete inanmayıp, kendi heva ve hevesine uyan kimse seni, ona iman etmekten alıkoymasın;
sonra helak olursun."
M. Kemal Atatürk'ün, (altta göreceksiniz) ; "Ahiret'e inanmadığını" söylemesiyle "iman" etmediği ortaya
çıkıyor.
"Bize ne, iman etmezse etmesin" demekte yersiz, zira dinimize göre bu nokta çok önemlidir...
Şöyle ki:
Laiklik; man etmeyen birisi tarafından müslüman bir millete dayatılmıştır. "Bu düşüncede olan birisinin
kurduğu sistem" bizi yönetiyor. Bir müslümanın bu düşünce yapısında olan birisinin yönetimi ve düzeni
altında yaşaması nasıl düşünülebilir? Asla düşünülemez... Aynı zamanda şu sebeple de dinimizin
onaylamadığı bir husustur bu;
"Nisa Suresi"nde Rabbimiz şöyle buyuruyor:
59 - "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve **sizden olan emir sahibine** de itaatedin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız,
onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir."
Ayet-i Kerime'de "sizden olan emir sahibine itaat edin" buyuruluyor... Yani, "müslüman olan" emir sahiplerine
uymak ile mükellefiz. Müslüman olmayana itaat olunmaz.
Işte biz, Islam nizamına uygun bir yönetim ve sistem istiyoruz. Bunu da ancak iman eden bir müslümanın
sağlayacağını düşünüyoruz. Bir müslümanın, kendi kitabı olan "Kuran" ile yönetilmek istemesinden daha
doğal ne olabilir?
********************
********************
Şimdi gelelim konumuza...
M. Kemal Atatürk şöyle diyor:
Vaktiyle kitaplar karıştırdım. Hayat hakkında filozofların ne dediklerini anlamak istedim. Bir kısmı her şeyi
kara görüyordu. "Mademki hiçiz ve sıfıra varacağız, dünyadaki geçici ömür esnasında neşe ve mutluluğa yer
bulunamaz" diyorlardı.
Başka kitaplar okudum, bunları "daha akıllı adamlar" yazmışlardı. Diyorlardı ki: "Mademki sonu nasıl olsa
sıfırdır, bari yaşadığımız sürece şen ve keyifli olalım."
Ben kendi karakterim itibariyle ikinci hayat anlayışını tercih ediyorum, fakat şu kayıtlar içinde:
Bütün insanlığın varlığını kendi şahıslarında gören adamlar mutsuzdurlar. Besbelli ki, o adam birey sıfatıyla
mahvolacaktır. Herhangi bir şahsın yaşadıkça memnun ve mesut olması için lazım gelen şey; kendisi için
değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. Makul bir adam, ancak bu şekilde hareket edebilir.
Hayatta tam zevk ve mutluluk, ancak gelecek kuşakların şerefi, varlığı ve mutluluğu için çalışmakta
bulunabilir.
KAYNAK: Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, 17 Mart 1937, cild 2, sayfa 280, 281.
Ayrıca bakınız: Ulus gazetesi, 20 Mart 1937.
**********
Oysa Allah (celle celaluhu) Ahiret'e inanmayanlar hakkında aşağıdaki ve benzer birçok ayet vahyetmiştir:
Nisa Suresi
36 - Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba
iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en
koyusuna düşmüş olur.
***
Ankebut Suresi
20 - De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı
şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır." Gerçekten Allah her şeye kadirdir.
***
Araf Suresi
147- Âyetlerimizi ve ahiretteki karşılaşmayı inkâr edenlerin amelleri hepten boşa gitmiştir. Çekecekleri ceza
kendi yaptıklarından başkası mı olacaktır?
***
Hud Suresi19 - Onlar ki, Allah yolundan döndürmeye çalışırlar ve o yolu eğri büğrü yapmak isterler. Üstelik onlar, evet
onlar ahirete de inanmazlar.
***
Nahl Suresi
22 - İlâhınız bir tek ilâhtır. Bununla beraber ahirete inanmayanların kalbleri inkârcı, kendileri de böbürlenen
kimselerdir.
***
Mü'minun Suresi
74 - Fakat ahirete inanmayanlar ise, ısrarla yoldan çıkmaktadırlar.
***
Neml Suresi
4 - Şüphesiz biz, ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslü gösterdik de onlar ilerisini göremezler,
kalpleri körelmiştir.
5 - İşte bunlar, kendileri için oldukça ağır bir azab bulunan kimselerdir, ahirette en çok ziyana uğrayacaklar
da onlardır.
***
Rum Suresi
7 - Onlar, sadece bu dünya hayatının dış yüzünü bilirler. Ahiretten ise onlar hep gafildirler.
KAYNAK: Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, 17 Mart 1937, cild 2, sayfa 280, 281.
Ayrıca bakınız: Ulus gazetesi, 20 Mart 1937.
**********
Oysa Allah (celle celaluhu) Ahiret'e inanmayanlar hakkında aşağıdaki ve benzer birçok ayet vahyetmiştir:
Nisa Suresi
36 - Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba
iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en
koyusuna düşmüş olur.
***
Ankebut Suresi
20 - De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bakın. İşte Allah bundan sonra (aynı
şekilde) ahiret hayatını da yaratacaktır." Gerçekten Allah her şeye kadirdir.
***
Araf Suresi
147- Âyetlerimizi ve ahiretteki karşılaşmayı inkâr edenlerin amelleri hepten boşa gitmiştir. Çekecekleri ceza
kendi yaptıklarından başkası mı olacaktır?
***
Hud Suresi19 - Onlar ki, Allah yolundan döndürmeye çalışırlar ve o yolu eğri büğrü yapmak isterler. Üstelik onlar, evet
onlar ahirete de inanmazlar.
***
Nahl Suresi
22 - İlâhınız bir tek ilâhtır. Bununla beraber ahirete inanmayanların kalbleri inkârcı, kendileri de böbürlenen
kimselerdir.
***
Mü'minun Suresi
74 - Fakat ahirete inanmayanlar ise, ısrarla yoldan çıkmaktadırlar.
***
Neml Suresi
4 - Şüphesiz biz, ahirete inanmayanların işlerini kendilerine süslü gösterdik de onlar ilerisini göremezler,
kalpleri körelmiştir.
5 - İşte bunlar, kendileri için oldukça ağır bir azab bulunan kimselerdir, ahirette en çok ziyana uğrayacaklar
da onlardır.
***
Rum Suresi
7 - Onlar, sadece bu dünya hayatının dış yüzünü bilirler. Ahiretten ise onlar hep gafildirler.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder