Devrin gözde Kemalist yazarı Yakup Kadri Karaosmanoğlu bey anlatıyor:
"(...) Hiçbir şey için, ‘Ben karar verdim’ demedi. Bütün inkılâblar Meclisten çıkardı.
290 kişilik Meclis içinde 40 kişilik bir grubumuz vardı.*(Alta not düştüm) Atatürk yapacağı inkılâbları bize
anlatırdı. Biz bunların Meclis içinde propagandasını yapardık. Sonra müzâkerelerde yavaş yavaş havaya
onun fikirleri hâkim olurdu. İnkılâb kanunları Meclislerden birbiri ardına geçerdi.
Atatürk geceleri Çankaya’da bambaşka bir insan olur bizimle sohbet ederdi. Birgün şaka havası içinde bize
inkılâp kanunları ile ilgili olarak, ‘Ben karışmam. Günün birinde bir irtica ihtilâli olursa, bu kanunları Meclisten
geçiren sizlersiniz. Siz hesap verirsiniz’ demişti."
*********
KAYNAK: Yankı, 17-23 Mayıs 1971
NOT: Yani, yaptığı Islam dışı kanunların hesabını vermekten ve tek sorumlusu olmaktan korkuyor. Adeta
şeytanın Ahiret'te irad edeceği ve Ibrahim Suresi'nde bahsi geçen hutbede "sizi çağırdım, siz de bana
uydunuz" demesine benziyor. Ancak bir farkla, şeytan yalnızca çağırıyor, oysa M. Kemal gerektiğinde zor
kullanıyordu. Zaten Meclis'i kendi ideallerini gerçekleştirmek için kullandığı açıkca anlaşılıyor. Istediği kanun
maddesi çıkmayınca milletvekillerini tehdit ettiğini bizzat kendisi Nutuk'ta yazmıştı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder