Bu çalışmamızda M. Kemal Atatürk'ün;
"Fakat, bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmaları ile asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı,
gökten ve gayipten değil doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."
şeklindeki TBMM'nde yaptığı konuşmanın Islam'a aykırı olmadığını savunmak adına; kendi tabirleri ile
"müslüman ama laik" (nasıl oluyorsa artık) bizim tabirimizle de "gaflet uykusunda" olan kardeşlerimizin ortaya
attıkları iddialara, Allah'ın (celle celaluhu) lütfu ve keremiyle cevap verilecektir.
Bu arada Video daki bir ayrıntıya değinelim... M. Kemal yaptığı konuşmada elini masonlar gibi göğsüne
koymaktadır. Özellikle bu konuşmasında böyle bir hareket yapması ilginç...
********************
--- 1. IDDIA:
Bu video montaj.
--- CEVABIMIZ:
Görüntülerin montaj olması düşünülemez. Çünkü bu sözler Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde söylenmiştir,
dolayısıyla tutanaklara geçmiştir. Meclis zabıtlarına bakılırsa, video da söylenen sözlerin aynısı zabıtlarda da
görülebilir:
Bakınız:
"M. Kemal Atatürk DEVRE : V Ictima : 3 TBMM ZABIT CERIDESI CILD : 20 Birinci inikad 1 - XI - 1937
Pazartesi Büyük Millet Meclisi Kütüphanesi"
********************
--- 2. IDDIA:
Kuran; "Kitap" olarak "birden" inmediğine göre, Atatürk'ün kast ettiği Kuran değildir.
--- CEVABIMIZ:
Kuran'ın "birden" bir "kitap" halinde indirilmesi ile 23 yılda peyder pey indirilmesi arasında bu açıdan bir fark
yoktur. Burada kavramlar üzerinden tartışma yapmıyoruz... Şayet öyle olsaydı, bir yazarın; "ben bir kitap
yazdım" demesi mümkün olmazdı. Zira yazar önce sayfalara yazmıştır, akabinde bir takım işlemlerden
geçtikten sonra matbaada basılır, cilt haline getirilir vs.
Bir yazarın, "ben sayfalar yazdım" ve sonra "onları kitap halinde sattık" dediği duyulmuş mudur? Biraz ciddi
olmakta fayda var.Bu söylediklerimizi Kuran-ı Kerim de teyid etmektedir:
Bakara Suresi
185 - "O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayıracak olan, hidayet rehberi ve deliller halinde
bulunan **Kur'ân onda indirildi.** Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruç tutsun. Kim de
hasta, yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin. Allah size kolaylık diler
zorluk dilemez. Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı tekbir etmenizi ister.
Umulur ki şükredersiniz."
Ankebut Suresi
47 - "(Resulüm!) İşte sana (önceki kitapları tasdik eden) bu **kitabı indirdik.** Onun için, kendilerine kitap
verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Şunlardan da ona iman eden nice kimseler vardır. Ayetlerimizi ancak kâfirler
bile bile inkâr eder."
********************
--- 3. IDDIA:
Allah "gökte" midir ki Kuran "gökten" inmiş olsun? Oysa M. Kemal "gökten" inen kitaplar diyor. Allah "gökte"
olmadığına göre, Kuran da "gökten" inmemiş sayılır... Yani M. Kemal Kuran'ı kastetmemiştir.
--- CEVABIMIZ:
Cenab-ı Hak, "gökten" yağmur indirdiğini Kuran'da beyan ediyor, bu durumda "size göre" Allah (celle
celaluhu) "gökte" midir?
Sözkonusu Ayet'e bakalım:
Rum Suresi
24 - "Yine O'nun âyetlerindendir ki, size hem korku ve hem de umut vermek için şimşeği gösteriyor. Ve
**gökten bir su indiriyor** da onunla yeryüzüne ölümünden sonra hayat veriyor. Şüphesiz ki bunda aklını
kullanacak bir kavim için nice ibretler vardır."
Aynı şekilde Kuran'ın "gökten" indirilmiş olması, Allah'ın (celle celaluhu) "gökte" olduğu anlamına gelmez.
Allah (subhanehu ve te'ala) "Subhan"dır, yani herşeyden, zamandan ve mekandan münezzehtir.
Zaten M. Kemal Atatürk'ün video da söyledikleri ile yaptıkları örtüşüyor. Rabbimizin hükümlerini almak yerine,
bizzat kendi tabiri ile "doğrudan doğruya hayattan" almıştır... Yani, kendi arzu ve hevesine uymuştur. Oysa bir
müslümandan beklenen, Allah'ın (azze ve celle) kanunlarına uymasıdır.
Nitekim "Taha" Suresi'nde Alemlerin Rabbi şöyle buyuruyor:
16 - "Sakın kıyamete inanmayıp, kendi heva ve hevesine uyan kimse seni, ona iman etmekten alıkoymasın;
sonra helak olursun."
Neticede M. Kemal Atatürk'ün; "Gökten indiği sanılan..." demesiyle, Kuran'ın Allah (azze ve celle) katından
olduğuna "iman" etmediği ortaya çıkıyor.
"Bize ne, iman etmezse etmesin" demekte yersiz, zira dinimize göre bu nokta da çok önemlidir...
Şöyle ki:
Laiklik; Kuran'ın Rabbimizin katından olduğuna **iman etmeyen birisi tarafından** müslüman bir millete
dayatılmıştır. "Bu düşüncede olan birisinin kurduğu sistem" bizi yönetiyor. Bu düşünce esasına dayalı bir
yönetimin; Rus, yunan ve ingiliz yönetimlerinden, bayrağı "haç" olan yönetimlerden ne farkı var?
Bir müslümanın bu düşünce yapısında olan birisinin yönetimi ve düzeni altında yaşaması nasıl düşünülebilir?
Asla düşünülemez... Aynı zamanda şu sebeple de dinimizin onaylamadığı bir husustur bu;"Nisa Suresi"nde Rabbimiz şöyle buyuruyor:
59 - "Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve **sizden olan emir sahibine** de itaat
edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız,
onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir."
Ayet-i Kerime'de "sizden olan emir sahibine itaat edin" buyuruluyor... Yani, "müslüman olan" emir sahiplerine
uymak ile mükellefiz. Müslüman olmayana itaat olunmaz... Kuran'ın Rasulullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem)
indirilmesinin bir "sanıdan" ibaret olduğunu ifade eden birisine nasıl müslüman denir ?
Işte biz, Islam nizamına uygun bir yönetim ve sistem istiyoruz. Bunu da ancak Kuran'ın Allah (celle celaluhu)
katından olduğuna iman eden bir müslümanın sağlayacağını düşünüyoruz. Bir müslümanın, kendi kitabı olan
"Kuran" ile yönetilmek istemesinden daha doğal ne olabilir?
Bir müslüman, nasıl olurda Kuran ile yönetilmek istemez?
Al-i Imran Suresi
23 - Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? **Aralarında Allah'ın Kitabı hükmetsin** diye
çağrılıyorlar da onlardan bir bölümü yüz çeviriyor. Onlar işte böyle arka dönenlerdir.
Bakara Suresi
170 - Onlara: "Allah'ın indirdiğine uyun." dendiği vakit de: "Yok, ATA´larımızı neyin üzerinde bulduysak ona
uyarız." dediler. Ya ATA´ları bir şeye akıl erdiremez ve doğruyu seçemez idiyseler de mi onlara uyacaklar?
Nisa Suresi
61 - Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin!" denince, münafıkların senden büsbütün
uzaklaştıklarını görürsün.
********************
********************
********************
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder