2 Nisan 2015 Perşembe

CAMİ SATIŞLARINA HUKUKİ DAYANAK

1935 yılına kadar tasnif dışı kalan camiler hakkında ne yapılacağına dair bir hüküm yoktur. 5 Haziran 1935
tarihli Vakıflar Kanunu ve 15 Kasım 1935 tarihli "Cami ve Mescidlerin Tasnifine ve Mescid hademesine
Verilen Muhassat Hakkında Kanun" ile bu sorun giderilmiştir. Vakıflar Kanunu'nun 10. maddesinde şöyle
deniliyor:
"Tahsis edildikleri maksada göre kullanılmaları kanun veya amme intizamına uygun olmayan veyahut işe
yaramaz bir hale gelen hayret vakıflar, idare meclisinin teklifi ve bakanlar heyetinin kararı ilke mümkün
mertebe gayece aynı olan diğer hayrata tahsis edebileceği gibi bu kabil hayrat ayın veya para ile
değiştirilerek elde edilecek ayın veya para dahi aynı suretle diğer hayratla tahsis olunabilir."
Kadro dışı bırakılan camilerin satışı için çeşitli tarihlerde Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal imzasıyla
yayımlanan kararnamelerden birkaç tanesi. 1935'te Vakıflar Kanunu çıktıktan sonra camilerin satışı gerekçe
gösterilmeksizin bu kanuna dayandırılarak yapılıyor.
Halkın satılan camilere rağbet etmemesi yöneticileri radikal çözümler bulmaya itti. Dönemin Varidat
(Varlıklar) Genel Müdürü Kemal Güç, camilerin hemen satılması gerektiğini belirterek halkın cami satışına ilgi
göstermemesi üzerine bu yapıların yıkılarak enkazının ayrı, arsasının ayrı satılmasını teklif etmiştir. Böylece
satılan şey cami değil 'harap yapı' ve arsa olacaktı.
***
ALINTI: Akit gazetesi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder